42 YANGIN VE GÜVENLİK • TEMMUZ - AĞUSTOS / 2026 Okullarda farkındalık ve önlemeye yönelik çalışmalar yürütülmeli; öğretmenlerin eğitilmesi yoluyla orman farkındalığı artırılmalıdır. Özellikle kırsal alanlarda (köyler, muhtarlıklar) ve yerleşim alanlarında (siteler, apartman toplulukları) yangın risklerine karşı hazırlıklı ve dayanıklı bir yapı kurulmalıdır. Bu tür bir dirençlilik, sadece itfaiye veya devlet kurumlarının değil, halkın da sürece aktif katılımını gerektirir. Gönüllüler arasında çok nitelikli, istekli bireyler yer almaktadır. Ancak sistematik bir eğitim ve sertifikasyon süreci kurulmadığı için kapasiteleri etkin kullanılamamaktadır. Gönüllü eğitiminde sayıya odaklanılmıştır. Ancak eğitimlerin daha etkin olabilmesi için içerik ve yöntemlerin revize edilmesine ihtiyaç bulunmaktadır. Bu süreç sonunda gönüllüler, yalnızca yangın anında değil, orman bakım çalışmaları ve risk azaltma faaliyetlerinde de aktif görev almalıdır. 3. YANGINLARIN ERKEN TESPİTİ VE MÜDAHALE Yangına müdahale (söndürme), orman ekosistemlerinin korunması ve insan yaşamı ile yerleşim alanlarının güvenliğinin sağlanması için kritik bir süreçtir. Yangın sırasında alınacak hızlı, koordineli ve bilimsel temelli önlemler; yangının büyümesini engellemek, can ve mal kaybını en aza indirmek ve ekosistemdeki tahribatı sınırlamak açısından büyük önem taşır. Bu kapsamda erken uyarı sistemleri, doğru ekipman kullanımı, kurumlar arası işbirliği ve toplumun bilinçlendirilmesi, etkili bir yangın söndürme stratejisinin temel unsurlarını oluşturur. Orman yangınları, iklim değişikliği ve artan insan faaliyetleriyle birlikte Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en önemli çevresel tehditlerden biri haline gelmiştir. Yangınların sadece ekolojik değil, ekonomik ve toplumsal boyutları da dikkate alındığında, mücadele sürecinin çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınması kaçınılmazdır. Türkiye, köklü bir ormancılık geleneği ve güçlü kurumsal yapısı sayesinde yangınla mücadelede önemli bir kapasiteye sahip olmakla birlikte, mevcut uygulamaların etkinliği ve koordinasyonu konusunda geliştirilmesi gereken unsurlar bulunmaktadır. Bu kapsamda öncelikle, ormanların parçalanma hızının artış gösterdiği günümüzde, bu sürecin önüne geçilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Koruma politikalarının güçlendirilmesi, planlı arazi kullanımı ve sürdürülebilir ormancılık uygulamaları ile orman bütünlüğünün korunması sağlanmalı, gelecek nesillere sağlıklı ve dirençli orman alanları bırakılmalıdır. 3.1. Yangınla Mücadelede Uluslararası İyi Örneklerden Faydalanılması Her ülkenin iklim, arazi yapısı, ormanların tür ve bileşimi, sosyoekonomik durumu farklı olduğu için ekip, araç gereç, uçak, helikopter, yanan orman alanı gibi göstergeler üzerinden yapılan karşılaştırmalar her zaman doğru çıkarımlar vermeyebilir. Öte yandan benzer koşullara sahip ülkelerin orman yangınlarıyla mücadele ve risk yönetimi yaklaşımları incelenerek iyi örnekler ülkemize aktarılması yararlı olacaktır. Bu konuda özellikle ABD ve İspanya’da orman yangınları farkındalığını arttırmaya yönelik iyi uygulama örnekleri bulunmaktadır. Uluslararası deneyimler ve iyi örnekler, orman yangınlarıyla mücadele politikalarında, müdahale kapasitesinin artırılmasına odaklanan yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda da yangın öncesi risk azaltımını, bütüncül risk haritalarının oluşturulmasını, erken uyarı ve izleme sistemlerinin güçlendirilmesini, yerel yönetimlerin ve kırsal toplulukların sürece aktif katılımının sağlanmasını önceliklendiren yaklaşımlar, etkin yöntemler olarak öne çıkmaktadır. 3.2. Yangınla Mücadele Araçları: Türkiye’deki Durum ve Eksiklikler OGM’nin yangınlarla ilgili verileri belirli aralıklarla, düzenli olarak paylaşması sağlanmalıdır. Bir taraftan mükerrer çağrıların önlenmesi açısından avantaj sağlayan 112 Acil Çağrı Hattı’nın, mevcut kullanım biçiminin yangına müdahale süresini uzattığı yönündeki eleştiriler ciddiye alınmalı ve bu gecikmenin giderilmesine yönelik önlemler alınmalıdır. Yangınla mücadelede komuta ve koordinasyon yapısı, OGM’nin mevcut kurumsal gücünü ve deneyimini temel alarak, saha koşullarına uygun, hızlı ve etkin karar almayı sağlayacak şekilde dinamik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Bu kapsamda, bölgesel müdahalelerde yangın anındaki komuta yetkisi, mevcut unvan ve görev çizelgelerinin ötesinde, olayın niteliğine göre en yetkin ve deneyimli personelin liderliğinde yürütülebilecek şekilde yapılandırılmalıdır. Orman köylüleri, gönüllülük esasına dayalı sistemlere entegre edilerek yangınların önlenmesi, söndürülmesi ve yangın sonrası restorasyon süreçlerine aktif biçimde dahil edilmeli, ihtiyaç duyulması hâlinde yasal düzenlemelere gidilmelidir. Ormanlara sınırı bulunan tüm yerleşim birimleri, siteler ve turizm tesisleri, yangın önleme ve yangınla mücadele süreçlerine entegre edilmelidir. Bu kapsamda özellikle ciddi eksiklik olduğu görülen büyük tesisler, önleme ve RAPOR
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=