Yangın ve Güvenlik Dergisi 262. Sayı (Eylül-Ekim 2026)

28 YANGIN VE GÜVENLİK • EYLÜL - EKİM / 2026 MAKALE ölçüde asgari güvenlik şartlarını sağlamaya yönelik bir yaklaşım benimsediği, taslak yönetmeliğin ise bu yaklaşımı geliştirerek performans ve kullanıcı odaklı bir yapıya yöneldiği görülmüştür. Özellikle kaçış yollarının yalnızca fiziksel olarak var olmasının yeterli olmadığı, yangın anında gerçek anlamda kullanılabilirliğinin sağlanması gerektiği taslak yönetmelikte daha açık bir şekilde ortaya konulmaktadır. Bu kapsamda duman kontrol sistemlerine verilen önemin artması, kaçış yollarının güvenliğini doğrudan etkileyen önemli bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ayrıca taslak yönetmelikte kullanıcı çeşitliliğinin dikkate alınması, tahliye bekleme noktaları gibi uygulamaların öne çıkması ve kaçış yollarına ilişkin kriterlerin daha detaylı şekilde ele alınması, yangın güvenliği anlayışının daha çağdaş bir çerçevede ele alındığını göstermektedir. 6.2. Uygulamaya Yönelik Değerlendirme Her ne kadar taslak yönetmelik teknik açıdan önemli iyileştirmeler içerse de, yangın güvenliğinin yalnızca mevzuat düzenlemeleri ile sağlanamayacağı açıktır. Yapılan saha değerlendirmeleri, kaçış yollarına ilişkin en büyük problemlerin tasarım aşamasından ziyade uygulama ve kullanım süreçlerinde ortaya çıktığını göstermektedir. Özellikle: • Kaçış yollarının amacı dışında kullanılması • Yangın merdivenlerinin uygun şekilde korunmaması • Kapıların kilitli veya erişilemez durumda olması • Duman kontrol sistemlerinin yetersiz veya işlevsiz olması gibi sorunlar, mevcut düzenlemelerin sahadaki etkinliğini sınırlamaktadır. Bu nedenle, taslak yönetmelikte yer alan iyileştirmelerin gerçek anlamda etkili olabilmesi için, denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve işletme süreçlerinin daha etkin şekilde kontrol edilmesi gerekmektedir. 6.3. Öneriler Bu çalışma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda aşağıdaki öneriler sunulabilir: • Kaçış yollarının tasarımında yalnızca minimum ölçülerin değil, tahliye performansının esas alınması gerekmektedir. • Duman kontrol sistemlerinin tasarım ve uygulama süreçleri daha sıkı şekilde denetlenmelidir. • Kaçış yollarının amacı dışında kullanımının önüne geçilmesi için düzenli kontroller yapılmalıdır. • Kullanıcıların yangın anındaki davranışlarını yönlendirecek eğitim ve tatbikatlara daha fazla önem verilmelidir. • Mevcut yapı stokunda, taslak yönetmelikte öngörülen iyileştirmelere uyum sağlanabilmesi için kademeli geçiş süreçleri planlanmalıdır. 6.4. Sonuç Sonuç olarak, taslak yönetmelik ile birlikte kaçış yollarına ilişkin yaklaşımın önemli ölçüde geliştiği ve daha güvenli bir tahliye sürecini hedefleyen bir yapıya evrildiği; reaktif sistemden proaktif sisteme geçildiği söylenebilir. Ancak yangın güvenliğinin sağlanması, yalnızca yönetmelik hükümlerinin varlığı ile değil, bu hükümlerin sahada doğru ve etkin bir şekilde uygulanması ile mümkündür. Bu bağlamda, yangın güvenliği alanında yapılacak çalışmaların yalnızca mevzuat düzeyinde değil, aynı zamanda uygulama ve denetim süreçlerini de kapsayacak şekilde ele alınması gerekmektedir. Aşağıdaki soruların cevabı verilmez ve karşılık bulmaz ise yönetmelik iyi yazılmış ama uygulanamayan bir metne dönüşebilir. • Yetkili idareler yeni yönetmeliğin denetimini yapabilecekler mi? • Büyükşehir ve belediyelerin itfaiye birimleri yeterli teknik kapasiteye sahip mi? • İşverenler yeni yönetmelikten kaynaklanan uygulama maliyetlerini karşılayabilecekler mi? • Mevcut binalar taslak yönetmeliğe nasıl uyum sağlayacak? n - [1] T.C. İçişleri Bakanlığı, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik - [2] Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Taslağı Metni - [3] Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik Uygulama Kılavuzu - [4] NFPA 101 Life Safety Code - [5] ISO 16738 Fire Safety Engineering KAYNAKLAR

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=