Yangın ve Güvenlik Dergisi 260. Sayı (Mayıs-Haziran 2026)

28 YANGIN VE GÜVENLİK • MAYIS - HAZİRAN / 2026 1. GIRIŞÇevrimiçi hizmetler son birkaç on yılda kullanım alanı ve popülerlik açısından büyük bir artış göstermiş, bunun sonucunda da hesaplama ve enerji talepleri önemli ölçüde yükselmiştir. Bu talep çoğunlukla, endüstriyel ölçekli bilişim ekipmanlarını barındıran ve büyük ölçekli veri depolama ile dağıtım hizmetleri sağlayan veri merkezleri tarafından karşılanmaktadır. Örneğin, Microsoft’un ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Fairwater bölgesinde kurduğu yeni yapay zekâ veri merkezi, günümüzdeki en hızlı süper bilgisayardan daha yüksek performans gösterebilecek bir yapay zekâ süper bilgisayarına ev sahipliği yapacaktır (Guthrie, 2025). China Telecom Veri Merkezi ise Alibaba ve Baidu gibi küresel şirketler de dahil olmak üzere çeşitli kullanıcılara bulut bilişim ve veri hizmetleri sunmaktadır (Jackson, 2024). Amazon’un Amazon Web Services (AWS) platformu; sağlık hizmeti sağlayıcılarına veri hizmetleri ve finans ile bankacılık gibi sektörlere yönelik üretken yapay zekâ çözümleri sunmaktadır (Amazon Web Services, 2025a; Amazon Web Services, 2025b). Gelişen yapay zekâ hizmetlerinin oluşturduğu artan hesaplama ihtiyacı, veri merkezlerinin daha fazla enerji tüketmesine neden olmaktadır. ABD’de veri merkezlerinin toplam elektrik tüketimi 2014–2023 yılları arasında %193 artmış, bu tüketimin 2023–2028 döneminde ise %84 ila %230 arasında daha da artabileceği öngörülmektedir (Shehabi ve ark., 2024). Bu durum, veri merkezlerinin fiziksel alanlarının ve makine sayılarının artırılmasıyla çözülebilir. Nitekim 2014 yılında ABD’deki veri merkezi sunucularının %20’si 1000 metrekareden büyük tesislerde bulunurken, bu oranın 2023 yılında %74’e yükseldiği tahmin edilmektedir (Shehabi ve ark., 2024). Ancak günümüzde tercih edilen yöntem, donanımın enerji yoğunluğunu artırmaktır. 2021– 2024 yılları arasında veri merkezlerinin yaklaşık %80’i rack güç yoğunluklarını artırmıştır (Donnellan ve ark., 2024). Bu yüksek yoğunluklu bilgi teknolojisi ekipmanları (ITE) daha fazla batarya kullanımını gerekli kılmakta ve dolayısıyla daha yoğun soğutma ihtiyacı doğurmaktadır. Daha yüksek güçlü donanımlarda soğutma sistemlerinin devre dışı kalması halinde, pasif soğutma yöntemlerinin aşırı ısınmayı önlemesi muhtemel değildir. Hizmet talebindeki artış ayrıca daha fazla veri merkezi kurulmasını teşvik etmekte, bu da veri merkezi yangınları riskini artırmaktadır. Bu yangınlar; hizmet kesintilerine, sunucu hasarına, veri kaybına ve can kayıplarına yol açabilmektedir (Donnellan ve ark., 2025). Veri merkezlerinde termal yönetim üzerine çeşitli çalışmalar yapılmış olsa da (Biswas ve ark., 2011), veri merkezi yangınlarının nedenleri ve sonuçlarının kapsamına ilişkin mevcut araştırmalar oldukça yetersizdir. Bu çalışma, veri merkezi yangın riskinin değerlendirilmesine ve uygun güvenlik yaklaşımlarının belirlenmesine yönelik bir perspektif sunmaktadır. Senaryo temelli olmayan yöntemlerle; yüksek güç yoğunlukları, batarya ve güç kaynağı arızaları, termal yönetim hataları ve insan kaynaklı hatalar gibi mevcut tehlikeler incelenebilir. Bu risklerin, yangınları başlatma olasılıklarını ortadan kaldırmak veya sınırlandırmak amacıyla veri merkezi tasarım aşamasında belirlenmesi ve giderilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, modern veri merkezlerinde sınırlı arıza verisine sahip MAKALE Olaydan İçgörüye: MODERN VERI MERKEZLERINDE YANGIN RISKI TYLEE L. KARECK Artie McFerrin Department of Chemical Engineering, Texas A&M University CHI-YANG LI Artie McFerrin Department of Chemical Engineering, Texas A&M University JIEJIA WANG School of Engineering and Applied Science, George Washington University MICHAEL J. GOLLNER Department of Mechanical Engineering, University of California QINGSHENG WANG Artie McFerrin Department of Chemical Engineering, Texas A&M University

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=