37 YANGIN VE GÜVENLİK • MAYIS - HAZİRAN / 2026 TEKNİK OSB’lerde elektrik enerjisinin sisteme giriş noktası olan ana besleme trafoları ve trafo merkezleri, yangın riski açısından en kritik altyapı bileşenlerini oluşturmaktadır. Yüksek gerilimden orta gerilime dönüşümün gerçekleştirildiği bu merkezlerde yüksek enerji yoğunluğu ve ekipmanların çalışma karakteristikleri nedeniyle yangın oluşma potansiyeli oldukça yüksektir. Yağlı tip güç trafoları, içerdiği izolasyon yağı nedeniyle özel bir risk profiline sahiptir. Trafoda meydana gelebilecek sargı arızaları veya dahili kısa devreler sonucu oluşan elektrik arkı, yağın hızla ısınmasına ve gazlaşmasına neden olarak patlama ve yangın riskini beraberinde getirmektedir. Bu tür olaylar genellikle ani gelişmekte ve yüksek ısı açığa çıkararak yangının çevre ekipmanlara yayılmasına neden olmaktadır. Trafo merkezlerinde ayrıca bara sistemleri, kesiciler ve ayırıcılar gibi ekipmanlarda meydana gelen ark hataları da önemli bir tutuşma kaynağıdır. Yüksek kısa devre güçleri, arıza anında açığa çıkan enerjinin büyüklüğünü artırarak yangının yayılma etkisini şiddetlendirmektedir. OSB ölçeğinde bir trafo merkezinde meydana gelen yangın, yalnızca lokal bir olay olmayıp tüm bölgenin enerjisiz kalmasına yol açabilecek sistemik bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle trafo merkezlerinde yağ toplama çukurları, yangın duvarları ve yeterli ekipman mesafeleri gibi pasif önlemler ile birlikte diferansiyel koruma ve otomatik söndürme sistemleri gibi aktif koruma yöntemlerinin birlikte uygulanması gerekmektedir. OSB’lerde elektrik enerjisinin dağıtımı genellikle yer altı kablo sistemleri ve kablo tünelleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir. Bu tünellerde çok sayıda enerji kablosunun bir arada bulunması, yangın yükünü artırmakta ve oluşabilecek bir yangının hızla yayılmasına neden olmaktadır. Kapalı hacim özellikleri nedeniyle enerji tünellerinde yangın davranışı, yüksek sıcaklık birikimi ve yoğun duman oluşumu ile karakterizedir. Havalandırma koşulları yangının gelişimini doğrudan etkilerken, yetersiz tasarlanmış sistemler yangının şiddetini artırabilmektedir. Organize Sanayi Bölgeleri'nde elektrik kaynaklı yangın riskinin etkin şekilde yönetilebilmesi, yalnızca tasarım ve periyodik bakım faaliyetleri ile sınırlı kalmamalı, aynı zamanda sistematik yangın risk analizleri ile desteklenmelidir. Bu analizler hem tesis bazında hem de OSB’nin merkezi enerji altyapısı düzeyinde mevcut tehlikelerin belirlenmesine ve önceliklendirilmesine olanak sağlamaktadır. Risk analizleri kapsamında trafo iç arızaları, kablo tünellerinde ark oluşumu veya dağıtım sistemlerinde aşırı ısınma gibi senaryolar değerlendirilmekte ve bu senaryoların olasılık ve etkileri analiz edilmektedir. Bu yaklaşım sayesinde kritik ekipmanlar ve zayıf noktalar belirlenmekte, mevcut koruma sistemlerinin yeterliliği sorgulanmakta ve iyileştirme alanları ortaya konulmaktadır. Sürekli izleme ve denetim eksiklikleri, küçük ölçekli arızaların zamanla büyüyerek ciddi yangınlara dönüşmesine neden olabilmektedir. Özellikle trafo merkezleri ve enerji tünellerinde gelişen termal anormallikler veya izolasyon bozulmaları, yeterli izleme yapılmadığında uzun süre fark edilemeyebilir. Bu nedenle OSB yönetimlerinin risk analizlerini periyodik olarak güncellemesi, bu analizleri saha verileri ile desteklemesi ve SCADA sistemleri, termal izleme çözümleri ve sensör tabanlı erken uyarı sistemleri ile entegre etmesi gerekmektedir. Analiz sonuçlarının yalnızca raporlanması değil, aynı zamanda düzeltici ve önleyici faaliyetlere dönüştürülmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yaklaşım, reaktif değil proaktif bir yangın güvenliği kültürünün oluşturulmasına katkı sağlamaktadır. n
RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=