Yangın ve Güvenlik Dergisi 260. Sayı (Mayıs-Haziran 2026)

24 YANGIN VE GÜVENLİK • MAYIS - HAZİRAN / 2026 MAKALE Bu testlerde kullanılan ölçüm altyapısı oldukça sınırlıdır ve veri toplama kapasitesi yetersizdir. Benzer şekilde, İsveç’te kullanılan SP Fire 105 testi üç katlı bir düzenek üzerinden alev yayılımını gözlemlemektedir; ancak bu yöntem de sınırlı ölçüm altyapısı veya ilgili tüm performans verilerini yakalamaya yetecek kapsam eksikliği nedeniyle yetersiz kalmaktadır [10]. Bunun yanında, ISO 13785 serisi uluslararası ölçekte cephe testlerini standardize etmeye çalışsa da, test yöntemlerinin uygulamadaki karşılığı hâlâ zayıf kalmakta ve ülkeler arasında kabul kriterlerinde önemli farklılıklar devam etmektedir [11]. Ancak en endişe verici nokta şudur: Bu tür büyük ölçekli senaryo bazlı testler, mühendislerin bir cephe sisteminin yeterliliğini doğru biçimde değerlendirebilmesi için gerekli verileri sunmaya odaklanmamaktadır. Bunun yerine, gerçeği birebir taklit etmeye çalışmaktadırlar. Ne yazık ki yaygın bir yanlış anlaşılma da, bir testten başarıyla geçmenin yangın güvenliğini garanti ettiği yönündedir. Oysa bu testler gerçekte yalnızca belirli ve izole bir senaryodaki göreceli performansı göstermektedir ve esas olarak yapı ürünlerine ilişkin uyumlaştırılmış mevzuat gerekliliklerini karşılamak amacıyla geliştirilmiştir. Aslında standart cephe yangın testleri, tüm olası bina geometrilerini ve/veya havalandırma koşullarını temsil edemez. Bu nedenle büyük ölçekli bir testte elde edilen performans, gerçek yangın senaryolarının çoğundan farklı olabilir [12] — hatta bunun farklı olması beklenir. Ayrıca, BS 8414 ve BR 135 gibi bazı test ve değerlendirme standartları doğrudan “geçti/kaldı” kriteri sunmayıp mühendislik analizi gerektirse de, bu yaklaşımı yeterince destekleyecek bilgileri sağlamada başarısız kalmaktadır. Büyük ölçekli cephe testlerinin yüksek maliyeti nedeniyle daha küçük ölçekli test düzeneklerine yönelmek yaygın bir yaklaşım haline gelmiştir. Örneğin oda köşe testi yerine SBI testinin kullanılması buna örnek gösterilebilir. Hollanda’daki yetkili kurumlar da maliyetler ve Avrupa cephe test standardının onay sürecinin uzunluğu nedeniyle değerlendirme amacıyla ISO 13785 orta ölçekli test yönteminin kullanılmasını önermiştir [13]. Ancak bu tür küçültülmüş testler, yangın güvenliği stratejisiyle olan kopukluğu daha da artırmaktadır. Çünkü bu yöntemler, CML yaklaşımında tanımlanan sistem seviyesindeki ihtiyaçların önemli bölümünü dışarıda bırakmakta ve bina seviyesindeki unsurları tamamen göz ardı etmektedir. Şekil 3, bir cephe yangın testinin ölçeği küçültüldükçe, elde edilen sonuçların kapsamlı ve güvenilir verilerle desteklenen bir yangın güvenliği stratejisini destekleme hedefinden nasıl giderek uzaklaştığını göstermektedir. Testlerin ölçeklerinin küçültülmesi bağlamında, test sınırlamalarının kritik bir örneği, dış cephe testi amaçları için önerilen Tekli Yanan Öğe (Single Burning Item - SBI) testinde görülmektedir. Her ne kadar iç kaplamaların (duvarlar ve tavanlar) yangına tepki sınıflandırması için tasarlanmış ve yaygın olarak benimsenmiş olsa da, SBI testlerine dayalı Euroclass sınıflandırması dış cephe değerlendirmeleri için temelden sınırlıdır. Messerschmidt (2008) tarafından tartışıldığı üzere, SBI testi yanal yangın yayılımını miktarlandırmaktan ziyade, öncelikle bir malzemenin ani parlama (flashover) eğilimini ölçer. Dahası, test düzeneği yanal alev yayılımının vurgulanmasıyla sonuçlanır; bu nedenle dış cephe performans Şekil 3. Yangın testlerinde ölçek yanılsamasına bir örnek: Cephelerin yangın performansını değerlendirmek için kullanılan yeni Avrupa yaklaşımı (büyük ölçekli), ISO orta ölçekli test (orta ölçekli) ve Tekil Yanan Ürün (SBI) testi (laboratuvar ölçekli) açısından temel yanlış anlamalar ile test gerçekleri.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=