Yangın ve Güvenlik Dergisi 259. Sayı (Mart-Nisan 2026)

16 YANGIN VE GÜVENLİK • MART - NİSAN / 2026 İTFAİYECİ Bu yaklaşım, sahadaki personel üzerinde oluşan “her şeyi bizden bekliyorlar” baskısını azaltmakta ve itfaiyecinin görev sınırlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır. İtfaiye ekiplerinin bu sorumluluklarının hukuki ve yetkisel olarak da desteklenmesi gerekmektedir. YANGIN RAPORLARINDA KULLANILAN DILIN ÖNEMI (KESIN İFADE – İHTIMAL İFADESI AYRIMI) Yangın raporlarının teknik içeriği kadar, kullanılan dil de raporun güvenilirliğini doğrudan etkilemektedir. Özellikle “kesin olarak”, “net şekilde”, “yangın şu sebeple çıkmıştır” gibi ifadeler; laboratuvar analizi, teknik inceleme ve uzman değerlendirmesi olmaksızın kullanıldığında ciddi hukuki riskler doğurabilmektedir. Bunun yerine, sahaya dayalı raporlarda “muhtemel”, “ilk bulgulara göre”, “mevcut veriler ışığında değerlendirmeye muhtaç” gibi ölçülü ifadelerin tercih edilmesi, raporun bilimsel ve hukuki dayanıklılığını artırmaktadır. Bu dil, belirsizlikten kaçmak değil; yetki ve sorumluluk sınırlarının bilincinde olmak anlamına gelmektedir. Unutulmamalıdırki ülkemizde itfaiyelerin yangın kriminal laboratuvarları yoktur bu sebeple kesin ifadelerin hukuki sonuçları olmaktadır. Doğru rapor dili, itfaiyeciyi ilerleyen süreçlerde bilirkişi veya mahkeme önünde zor durumda bırakabilecek yorumlardan koruyan önemli bir mesleki bilinçtir. YANGIN RAPORLARININ HUKUKI VE CEZAI SORUMLULUK BOYUTU HAKKINDA Yangın raporları yalnızca kurumsal kayıtlar değildir; savcılıklar, sigorta şirketleri, mahkemeler ve bilirkişiler tarafından resmî belge niteliğinde değerlendirilen teknik dokümanlardır. Bu nedenle rapor içeriğinde yer alan her ifade, doğrudan ya da dolaylı olarak raporu düzenleyen personeli de bağlayabilmektedir. Kamuoyuna yansıyan ve 21 Ocak 2025 tarihinde meydana gelen Grand Kartal Otel yangını sonrasında yürütülen adli süreçte, yangın raporuna imza atan itfaiye personelinin sorumluluğunun tartışma konusu haline gelmesi, yangın raporlarının hukuki sonuçlarını açık biçimde ortaya koymuştur. Bu tür örnekler, yangın raporlarının yalnızca teknik değil, aynı zamanda ciddi hukuki sonuçlar doğurabilen belgeler olduğunu göstermektedir. Bu nedenle yangın olaylarının incelenmesi ve raporlanması süreçlerinin mutlaka hukuki boyutları da dikkate alınarak ele alınması gerekmektedir. İtfaiye idari yönetimlerinin, rapor düzenleyen yetkili personeli koruyucu ve yapıcı önlemler alması; görev, yetki ve sorumluluk sınırlarını net şekilde belirlemesi büyük önem taşımaktadır. Eksik, hatalı veya varsayıma dayalı ifadeler; yangınla ilgisi olmayan kişi ya da kurumların sorumlu tutulmasına, ya da tam tersine asıl sorumlulukların gözden kaçmasına neden olabilmektedir. Bu durum, itfaiye teşkilatlarını ve personelini istemeden uzun ve yıpratıcı hukuki süreçlerin içine çekebilmektedir. Bu itfaiye ve itfaiyeciler için bir gözdağı değildir. İtfaiye teşkilatları ve itfaiyeciler açısından bir mesleki güvence meselesidir. Doğru sınırlar içinde kalan, teknik verilere dayanan ve yetki alanını aşmayan yangın raporları, itfaiyeciyi koruyan en güçlü belgelerdir. İTFAIYE – BILIRKIŞI – AKADEMI İŞ BIRLIĞININ ÖNEMI Günümüzde yangınlar git gide daha karmaşık bir yapı halini almaktadır. itfaiyenin her aşamada tek başına tüm teknik ve bilimsel değerlendirmeleri yapmasını gerçekçi olmaktan çıkarmıştır. Özellikle büyük ölçekli ve çok paydaşlı yangınlarda, üniversiteler, laboratuvarlar, sigortalar ve bağımsız bilirkişilerle kurulacak iş birlikleri kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu tür iş birlikleri; yangın raporlarının teknik kalitesini artırmakla kalmamakta, aynı zamanda itfaiye teşkilatlarının kurumsal itibarını güçlendirmekte ve personelin mesleki gelişimine katkı sağlamaktadır. Yangın Kriminal Birimleri ve Uzman Olay Yeri İnceleme ekiplerinin oluşturulması ihtiyacı da tam olarak bu noktada ortaya çıkmaktadır. İtfaiyenin sahadaki gücü ile akademik ve bilimsel bilginin bir araya gelmesi, yangınların yalnızca söndürülmesini değil, doğru anlaşılmasını ve gelecekte önlenmesini de mümkün kılmaktadır. n

RkJQdWJsaXNoZXIy MTcyMTY=