E-Dergi Oku 
E-Bültene Abone Olun
 

Ahmet Kahraman: "Gazlı Söndürme Sistemlerinde Firmaların Tercihi Ayvaz"

Ahmet Kahraman: "Gazlı Söndürme Sistemlerinde Firmaların Tercihi Ayvaz"

26 Mart 2019 Salı | SÖYLEŞİ
205. Sayı (Mart 2019)
1.990 kez okundu

Ayvaz Yangın Ürün Müdürü Ahmet Kahraman, firmalarının yeni yatırımı olan “Gazlı söndürme sistemi dolum istasyonu” konusunda dergimizin sorularını yanıtladı. Gazlı söndürme sistemlerinde müşterilerin tercihinin Ayvaz’dan yana olduğunu ifade eden Kahraman, bu durumun Ayvaz’ın kalitesine ve tecrübesine olan güvenden kaynaklandığını söylüyor.

ÖNCELIKLE KENDINIZDEN VE AYVAZ’DAN KISACA BAHSEDEBILIR MISINIZ?

Ayvaz, 2008 yılında EMO firmasını satın alarak yangın sektörüne giriş yapan bir firma. İlk olarak muhtelif markaların distribütörlüğüyle başlayan çalışmalarımız, kendi bünyemizde üretilen hortum ve kompansatörlerin ardından, diğer yangın gruplarında UL listeli ve FM onaylı ürünlerle devam ediyor. Sulu yangın söndürme sistemlerinden sonra, gazlı yangın söndürme sistemleri konusunda da yurt dışı firmalar ile distribütörlük görüşmelerinin ardından, çalışmalarımıza başladık.

Sektörde uzun termin sürelerinden dolayı mağduriyetlerin yaşandığını gözlemledik. UL listeli, FM onaylı sistemler konusunda uzun termin sürelerinin olması, merdiven altı diye tabir
edebileceğimiz firmaların sektör içerisinde faaliyetler yürütmesine neden oldu. Standartlara uygun olmayarak çalışmalar yürüten firmalar, farklı markalı ürünler kullanarak parçaların birbiri
arasında uyum içinde çalışabilirliğini kontrol etmeden, sistem kurulumları gerçekleştirdiler. Eski distribütörlüklerinin bulunduğu firmalara ait hesap programlarını kullanarak, sahada toplanan
ekipmanların dolumu gerçekleştirildi. Biz de sektördeki bu sorunu görerek, 2018 yılı başında “G azlı söndürme sistemi dolum istasyonu ve yeniden dolum gaz istasyonu” kurduk ve sektöre hizmet vermeye başladık.

Bu sayede sekiz haftayı bulan termin süresini, sayılı günlere düşürdük. Sektöre, makul sürelerde kaliteli ürüne ulaşabilme imkanı sunduk. UL listeli ve FM onaylı bir sistemin, Türkiye’de fark
yaratacağını düşündük ve titizlikle bu konunun üzerinde çalıştık. Bu sistem için gerekli çalışmaları yaptık, test süreçlerini, UL ve FM sertifikasyonlarımızı tamamladık. Daha sonrasında İngiliz LPCB sertifikasyonu için onaylarımızı hazır hale getirdik. Almış olduğumuz sertifikalar sayesinde, müşterilerimize kaliteli, denetlenmiş, kontrol edilmiş, çalışırlığı test edilmiş ürünleri sunabiliyoruz. Bu sayede ürünlerinizin ve hizmetlerinizin kalitesini garanti etmiş oluyoruz. UL ve FM tarafından her üç ayda bir belirsiz tarihlerde, dolum istasyonlarımız ve ekipmanlarımız kontrol ediliyor.

Prosese uyup, uymadığımız denetleniyor. Sistemde yer alan ürünlerimizin kalibrasyonlarına kadar, periyodik kontrollerin yapılmış olması gerekiyor. Aynı zamanda dolum istasyonu sonrasında, “Yeniden dolum” konusundaki ihtiyacı da karşılamak üzere farklı bir hizmet vermemiz gündeme geldi. 10 yıl boyunca hiç boşalmamış bir sistemin, hidrostatik teste tabi tutulması gerekiyor. Bunun için de firmalar, basınçlı kaplar yönetmeliğine göre, gaz boşalmasından sonra muhtelif firmalarla test için iletişime geçiyorlar. Biz sektördeki ihtiyaca yanıt vermek üzere, hidrostatik test istasyonunu kendi bünyemizde hayata geçiriyoruz. 10 yılı doldurmuş sistemlerin, mutlaka hidrostatik testlere tabi tutulması gerekiyor ve biz bu hizmeti müşterilerimize sunuyoruz.

BU YENI YATIRIMLARINIZLA ILGILI HEDEFLERINIZI ÖĞRENEBILIR MIYIZ?
Ülkenin geçtiği bu zorlu dönemde, tesisat sektöründe bizi tercih eden firmalara elimizden gelen desteği sonuna kadar sağlamak istiyoruz. Biz gazlı söndürme konusunda, sahada “Yerinde”
keşif yapıyor; sonrasında projelendirmesini, hidrolik hesabını, Ayvaz olarak kendi yazılımımızla gerçekleştiriyoruz. Bu merdiven altı firmalarda bulamayacağınız, FM ve UL tarafından da kabul görmüş bir yazılımdır.

BU YATIRIMIN MALIYETINDEN DE BAHSEDEBILIR MISINIZ?
Ayvaz olarak gazlı söndürme sistemlerinde, yüksek bütçeli bir yatırım hayata geçirdik. Bu yatırım sürecinde gerekli sertifikasyonları tamamladık. Yeni fabrikamızda yapmış olduğumuz
düzenleme ve yazılım programımız da bu bütçenin içerisinde yerini aldı. Bu yatırımın yanı sıra, yurt dışında eğitim alan bir ekip de bünyemize katıldı. Dolum ekibimizin başında ustalar ya da çıraklar değil, mühendis kadromuz yer alıyor. Gaz dolum ekibimiz 4 kişiden oluşuyor ve sadece gaz dolum istasyonundan sorumlular. Gazın doldurulması, boşaltılması, yeniden kazanılması, hidrostatik testlerinin yapılması gibi süreçleri yönetiyorlar. Bu süreçte ayrıca yangın depomuzu, 2750 m2nin üzerine çıkardık. Birkaç yeni ürün üzerinde de çalışmalarımız sürüyor. Yangın söndürme sistemlerinde “Temiz gazlı” ve “Kimyasal gazlı” sistemler bulunuyor. Temiz gazlı sistemler de kendi içerisinde ayrılıyor. Halon gazının yasaklanmasından sonra, bunun alternatifi olan temiz gazlardan AYVAZ 227 (HFC227ea) ve AYVAZ 125 (HFC125) gaz dolum istasyonu ve bunların yangını söndürmeye yönelik sistem onaylarını, UL, LPCB onaylarını aldık. FM onay sürecini de tamamladıktan sonra, Türkiye'deki bu üç sertifikaya da sahip tek onaylı sistemi sektöre sunmuş olacağız.

FM 200 muadili olan yangın söndürme sistemlerinde Novec gazının muadili FK 5-1-12 gazının yatırımına geçtik şu anda. FM 200 gazının dezavantajlı olarak görünen kısmı, boşaldıktan sonra ozon tabakasında kalma süresinin uzun olmasıdır. Bu nedenle alternatifleri aranıyor. Paris ve Kyoto protokollerinde imzalanan çevreci yaklaşım dolasıyla Novec gazı FK 5-1- 12 muadili olan gaz için ön yatırımda bulunduk. Dolum istasyonundaki ek bir yatırımla FK 5-1-12 gazının Türkiye’de dolumunu yapmak üzere hazırlık çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki 6 ay içerisinde bu yatırımla ilgili sertifikasyon sürecini tamamlamayı hedefliyoruz.

MERDIVEN ALTI ÜRETIM YAPAN FIRMALARLA NASIL REKABET ETMEYI DÜŞÜNÜYORSUNUZ?

Fiyat odaklı ve kaliteyi gözetmeyen firmalardan şöyle önemli farklılıklarımız bulunuyor; Ayvaz 1948 yılında kurulmuş olan, adıyla, yaptıklarıyla tüm sektör tarafından tanınan bir firma. Gazlı söndürme konusunda da Ayvaz markasına yakışacak şekilde hareket ediyoruz. Biz UL ve FM onaylarımızı almadan, yazılımımızı sonuçlandırmadan, sektörde çalışmalarımıza başlamadık. Tüm bu süreçler tamamlandıktan sonra faaliyetlerimize başladık. Bizi diğer firmalardan ayıran en büyük özelliklerimizden birisi de kendi yazılımımızın olması ve sertifikasyonlarımızı tamamlamış olmamız. İlk yatırım sırasında müşterilerimize doğru bilgiler verip, elzem olan şartları paylaştığımızda, merdiven altı üretim yapan düşük fiyatlı firmalara itibar edilmediğini görebiliyoruz. Sertifikasyon sürecine katılmayan, mühendis istihdam etmeyen ya da gerekli eğitimleri almamış kişilerden oluşan firmalar sektörde olumsuz izler bırakıyorlar. Ayvaz 227 ve Ayvaz 125 sistemlerinin çalışma prensibi, 10 saniye kuralına uygun bir şekilde gerçekleşir. Maksimum 10 saniye içerisinde silindirin içindeki gazın tamamının boşalmış olmasını istiyoruz.

Merdiven altı diye tabir ettiğimiz firmaların kurdukları sistemlerde, 10 saniye kuralına uyulup uyulmadığı bilinmediğinden ve UL ve FM onayları olmadığından dolayı, büyük riskler var. Aslında bu sertifikasız sistemler, yalnızca kuruldukları alanları değil, ülke ekonomisini tehdit ediyor. Gazlı söndürme sistemleri ağırlıklı olarak arşiv odaları, müzeler, IT odaları ve veri merkezleri gibi önemli mahallerde kullanılıyor. Bu alanlarda oluşabilecek bir yangın esnasında, doğru tasarlanmamış sistemler çalışmayacak ve büyük kayıplara neden olacaktır.

BAHSETMIŞ OLDUĞUNUZ AZAMI YETERLILIKLERI YERINE GETIRMEYEREK SISTEM KURAN FIRMALAR IÇIN NELER YAPILABILIR, BU KONU DA BIR EKSIKLIK BULUNUYOR MU?

Otoritenin yangın konusunda denetim eksikliği bulunuyor. Ne itfaiyelerin, ne de ruhsat veren belediyelerin,yeteri kadar denetim gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Dolum yapacak firmanın
hizmet yeterlilik belgesi olması gerek ve bu belgeyi alabiliyorlar. Bu belgenin alınması için ne gibi bir sertifikasyona sahip olunması, hangi koşulların olması gerektiği konusunda da çok fazla denetim bulunmuyor. Hizmeti yeterliliği alınmasından sonra tasarım, projelendirme ve sektöre sunulan ürünlerin kalitesinin denetimi noktasında da sorun yaşıyoruz. Bu nedenle, bu tür firmaların önüne geçmekte zorluk yaşıyoruz. Gazlı söndürme sistemleri değerli mahallerde kullanılıyor. Bu nedenle gerekli olan bilgileri, son kullanıcıya elimizden geldiğince
anlatmaya çalışıyoruz. Örnek vermek gerekirse; Balıkesir Adliyesi’nde karbondioksit gazının sızması sonucu insan zehirlenmeleri ve yararlanmaları meydana geldi. Bu sistemlerin kendi
kendine boşalması ya da sızdırması, bahsetmiş olduğunuzu teknik unsurların yetersizliğinden kaynaklanıyor.

Bu sistemlerin mutlak suretle denetlenmesi ve periyodik bakımlarının yapılması gerekiyor. Bu konudaki bilinç de olması gereken seviyelerde değil. Periyodik bakımlar sayesinde, yapılan uygulamanın sorumluluğunu kabul etmiş olursunuz. Temiz gazlı söndürme sitemlerinde her altı ayda bir yapılan periyodik bakımlarımız bulunuyor. “Silindirin içindeki gaz boşaldı mı, vanada sızdırma var mı, silindir kalınlığında bir değişiklik var mı, kontak devrelerinden kontak alınabiliyor mu, silindirde boşalma ya da sızdırma olduğunda, otomasyon sistemi ile uyarı nya da bilgi veriliyor mu” gibi konuların kontrol edilmesi gerek. Odanın içerisinde dedektörlerin çalıştığının ve temizliğinin kontrol edilmesi gerekiyor. Sıklıkla gördüğümüz uygulama hatalarından biri de oda sızdırmazlık testinin yapılmaması. “10 saniye, 10 dakika” kuralı için, oda sızdırmazlık testinin yapılması gerekiyor. Odada belli bir değerin altında gaz tahliyesinin olmaması
gerekiyor. Eğer yüzde 20’nin üzerinde gaz tahliyesi bulunuyorsa sisteminiz başarısız olur, söndürme yapamazsınız. “10 dakika” yeniden alevlenme süresidir, yüzeylerde bulunan ısının soğuması gerekiyor ki yeniden alevlenme ortaya çıkmasın. Bu alanda sektörde iddialı ve inatçı bir yapıda olduğumuzu söyleyebiliriz. Sektörde takip edildiğimizin farkındayız. 70 yıllık bir firmayız ve faaliyetlerimizin olduğu tek pazar Türkiye değil; Arjantin’den, Japonya’ya kadar birçok ülkede çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

TÜRKIYE’DEKI MEVCUT EKONOMIK DURUMU NASIL DEĞERLENDIRIYORSUNUZ?
Şahsi olarak iyimser biriyim; ülkem ve şirketim için de aynı düşüncedeyim. Her gün işimize devam ediyoruz ve yoğun çalışmamız bölge müdürlüklerimizde de sürüyor. Ben umutluyum; çünkü üretmek üzere her gün işimize geliyoruz. Türkiye’de çalışan ve üreten bir kesim var ve bu kesim, değerini buluyor. 2018 yılında hedeflediğimiz ciroları tutturduk. Muhtelif dalgalanmalar yaşadık; fakat bu ekonomik dalgalanmaların geçici olduğunu ve bir noktadan sonra durduğunu hepimiz gördük. Bana göre mevcut koşullar zaman içerisinde iyileşecektir; yeter ki ülke olarak durmaksızın ve hep daha iyisini hedefleyerek çalışmaya devam edelim.


 


İlginizi çekebilir...

Çetin Gürdal: "65 Yıllık Tecrübe Hafızaya Sahibiz"

Bu sene 65. kuruluş yıldönümünü kutlayan Çuhadaroğlu Grubu ve sektör hakkında bilgi aldığımız Çuhadaroğlu Alüminyum Genel Müdür Yardımcısı Çetin Gürda...
8 Ağustos 2019 Perşembe

"Sadece Mevzuata Uyularak İş Kazaları Önlenemez"

İş güvenliği konusunda dergimizin sorularını yanıtlayan İST İşçi Sağlığı Teçhizatı İhracat Müdürü İş Güvenliği Uzmanı Doruk Türkuçar, sadece mevzuata ...
13 Haziran 2019 Perşembe

"Binaların Cepheleri Büyük Riskler İçeriyor"

Yangın yalıtımı ve pasif yangın koruma konusunda dergimizin sorularını yanıtlayan Nullifire Satış Müdürü Engin Buz, ülkedeki yapılarda yangın yalıtım...
26 Nisan 2019 Cuma

 

  • Boat Builder Türkiye
  • Çatı ve Cephe Sistemleri Dergisi
  • Doğalgaz Dergisi
  • Enerji ve Çevre Dünyası
  • Su ve Çevre Teknolojileri Dergisi
  • Tersane Dergisi
  • Tesisat Dergisi
  • Yalıtım Dergisi
  • YeşilBina Dergisi
  • Klima ve Soğutma Rehberi
  • Yangın ve Güvenlik Rehberi
  • Yalıtım Sektörü Kataloğu
  • Su ve Çevre Sektörü Kataloğu

©2019 B2B Medya - Teknik Sektör Yayıncılığı A.Ş. | Sektörel Yayıncılar Derneği üyesidir.